top of page

İş Davaları Rehberi: İşçilik Alacakları, Tazminatlar, İşe İade ve Zorunlu Arabuluculuk Süreci

21 Eyl
8 dakikada okunur

Önerilen Anahtar Kelimeler: iş davaları, işçi hakları, işçilik alacakları, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, işe iade davası, zorunlu arabuluculuk, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti.


İş Davaları Nedir?

İş davaları; işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan ücret, tazminat, izin, çalışma süresi, fesih ve işe iade uyuşmazlıklarını kapsar. İşçinin ücretinin ödenmemesi, fazla çalışma karşılığının verilmemesi, yıllık izinlerin kullandırılmaması, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi veya işçinin işe iade talebinde bulunması bu uyuşmazlıkların başlıca örnekleridir.

İş ilişkisinde işçinin talep edebileceği hakların türü ve miktarı; iş sözleşmesinin içeriğine, çalışma süresine, ücretin niteliğine, fesih şekline, ödeme kayıtlarına, bordrolara, izin belgelerine, tanık anlatımlarına ve diğer delillere göre belirlenir. Bu nedenle her tazminat veya işçilik alacağı kalemi somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrı değerlendirilir.

İşçinin Temel Hakları Nelerdir?

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret, iş ilişkisinin temel unsurudur. Ücret; iş karşılığında işveren veya üçüncü kişilerce para ile sağlanan tutarı ifade eder. Ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemeler de işçilik alacağı kapsamında gündeme gelebilir.

İş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde işçinin ücreti ile sözleşmeden ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi gerekir. İşçinin ücret, prim, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ve benzeri alacakları; çalışma ilişkisi, sözleşme hükümleri, işyeri uygulaması ve delil durumuna göre talep konusu olabilir.

Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi de, ayrımı haklı kılan bir neden bulunmadıkça, yalnızca sözleşmesinin süreli olması sebebiyle belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz.

Ücret ve Diğer İşçilik Alacakları

Ücret Alacağı

Ücret, kural olarak en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile ödeme süresinin bir haftaya kadar indirilebilmesi mümkündür. Ücret alacağının doğup doğmadığı değerlendirilirken; işçinin ücrete hak kazanıp kazanmadığı, ödeme döneminin gelip gelmediği, banka kayıtları, ücret bordroları, ödeme makbuzları ve diğer belgeler dikkate alınır.

Ücretin hiç ya da kısmen ödenmemesi, somut olayın koşullarına göre işçilik alacağı doğurabilir. İşçinin gerçek ücretinin belirlenmesinde işin niteliği, işçinin kıdemi, meslek unvanı, ücret bordroları, banka hareketleri, tanık anlatımları ve emsal ücret araştırmaları önem taşıyabilir.

Prim, İkramiye ve Diğer Menfaatler

İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya yerleşmiş işyeri uygulaması uyarınca ödenmesi gereken prim, ikramiye, yakacak yardımı, giyecek yardımı ve para ile ölçülebilen diğer menfaatler de işçilik alacağı niteliği taşıyabilir. Bu kalemlerin talep edilip edilemeyeceği; ilgili düzenleme, uygulama, hak ediş dönemi ve ödeme kayıtlarına göre belirlenir.

Kıdem Tazminatı

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda kendiliğinden doğan bir ödeme değildir. Kıdem tazminatı bakımından iş sözleşmesinin ne şekilde ve hangi nedenle sona erdiği önemlidir.

İşveren tarafından yapılan fesihte veya işçinin haklı nedenle fesihte bulunduğu durumlarda, somut olayın koşullarına göre kıdem tazminatı gündeme gelebilir. Ücret, prim, fazla çalışma, hafta tatili veya genel tatil gibi doğmuş ve ödenmemiş işçilik alacaklarının bulunması da fesih değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Buna karşılık, haklı bir nedene dayanmayan gerçek istifa hâlinde işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanmaz. Ancak istifa belgesinin işveren baskısıyla, yanıltmayla veya işçinin gerçek iradesini yansıtmayan koşullarda düzenlendiği iddiası varsa, fesih iradesi ve belgenin niteliği somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı yönünden iş sözleşmesinin sona erme tarihi ve uygulanabilecek geçiş hükümleri dikkate alınmalıdır.

İhbar Tazminatı

İhbar tazminatı, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshi bakımından gündeme gelir. Belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesinden önce karşı tarafa bildirim yapılması gerekir. Bildirim süreleri, işçinin hizmet süresine göre farklılaşır; bu süreler kısaltılamaz, ancak sözleşme ile artırılabilir.

İşveren, bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın ve bildirim kurallarına uyulmaksızın işten çıkarılması hâlinde, somut koşullara göre ihbar tazminatı talebi gündeme gelebilir.

İş sözleşmesini kendisi fesheden işçi ise, feshi haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatı talep edemez. Bu sebeple kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının aynı koşullara bağlı olmadığı; fesih şeklinin ve fesheden tarafın tazminat sonucunu doğrudan etkilediği unutulmamalıdır.

İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat bakımından beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

Fazla Çalışma Ücreti

Fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar olarak düzenlenmiştir. Denkleştirme esasının uygulandığı hâllerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık çalışma süresini aşmıyorsa bazı haftalarda kırk beş saatin üzerinde yapılan çalışma fazla çalışma sayılmayabilir.

Her bir saat fazla çalışma için ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşme ile kırk beş saatin altında kararlaştırıldığı durumlarda, belirlenen haftalık süreyi aşan ancak kırk beş saate kadar olan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirilir. Bu çalışmalarda saat ücretinin yüzde yirmi beş yükseltilmesi suretiyle ödeme yapılır.

İşçi, fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma karşılığı zamlı ücret yerine serbest zaman kullanmayı tercih edebilir. Fazla çalışma karşılığında her saat için bir saat otuz dakika; fazla sürelerle çalışma karşılığında ise her saat için bir saat on beş dakika serbest zaman söz konusu olabilir.

Fazla çalışma iddiasında; giriş-çıkış kayıtları, puantajlar, işyeri yazışmaları, çalışma düzeni, ücret bordroları, banka kayıtları ve uygun nitelikteki tanık anlatımları önem taşıyabilir. İmzalı ve ihtirazi kayıtsız bordrolar ile yapılmış ödemeler, fazla çalışma talebinin kapsamını etkileyebilir. Bu nedenle fazla mesai ücreti her olayda çalışma düzeni ve delil durumuna göre değerlendirilir.

Hafta Tatili Ücreti

İşçinin hafta tatiline ilişkin hakları; iş sözleşmesi, çalışma düzeni, işyerindeki uygulama ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca işveren, işçiye her hafta kural olarak pazar günü veya koşullar buna elverişli değilse bir tam çalışma günü tatil vermekle yükümlüdür.

Hafta tatilinde çalışıldığı, hafta tatilinin kullandırılmadığı veya bu çalışmanın karşılığının ödenmediği iddiasında; puantaj kayıtları, vardiya çizelgeleri, giriş-çıkış verileri, bordrolar ve tanık anlatımları incelenebilir. Hafta tatili ücreti talebinin doğup doğmadığı, çalışmanın gerçekten yapılıp yapılmadığına ve ödeme durumuna göre belirlenir.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinde çalışılıp çalışılmayacağı, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle belirlenebilir. Sözleşmede hüküm bulunmaması hâlinde bu günlerde çalışma için işçinin onayı gerekir.

Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayan işçiye o günün ücreti tam olarak ödenir. İşçi tatil yapmayarak çalışırsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret ödenmesi öngörülmüştür.

Genel tatil ücreti talebinde çalışmanın varlığı, sözleşme koşulları, bordrolar, banka kayıtları, vardiya çizelgeleri ve diğer deliller önemlidir. İşçinin genel tatilde çalıştığı veya bu çalışmanın karşılığının ödenmediği her somut olayda ayrıca ortaya konulmalıdır.

Yıllık İzin ve Kullanılmayan Yıllık İzin Ücreti

Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenmesine hizmet eden bir haktır. Türk Borçlar Kanunu uyarınca işveren, en az bir yıl çalışmış işçilere yılda en az iki hafta; on sekiz yaşından küçük veya elli yaşından büyük işçilere ise en az üç hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür.

İş ilişkisi devam ederken yıllık izin hakkından para veya başka bir menfaat karşılığında feragat edilemez. İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür.

İş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçinin hak kazanmış ancak kullanmamış olduğu yıllık izin sürelerine ait ücret; sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden işçiye veya hak sahiplerine ödenir. Kullanılmayan yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

Kullanılmayan yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona ermesiyle gündeme gelir. İzin talebinin kapsamı; işçinin fiilen kullandığı izinler, izin defterleri, eşdeğer yazılı belgeler, bordrolar, banka kayıtları ve diğer deliller dikkate alınarak belirlenir.

Ayrımcılık ve Kötü Niyet Tazminatı

İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshedilmesinden kaynaklanan tazminat ile kötü niyet tazminatı, iş sözleşmesinden kaynaklanmaları hâlinde beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Bu tazminatların talep edilip edilemeyeceği, fesih biçimine, işçinin çalışma koşullarına, işverenin işlem ve uygulamalarına, somut olayın özelliklerine ve ispat durumuna bağlıdır. Bu nedenle ayrımcılık veya kötü niyet iddiası, tek başına tazminat hakkı doğurduğu kabul edilerek değerlendirilmemelidir.

İşe İade ve Buna Bağlı Alacaklar

Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla işe iade talebinde bulunulabilir. İşe iade talebinde fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı süre içinde özel hakeme de götürülebilir.

Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işverenin, işçiyi bir ay içinde işe başlatması gerekir. İşverenin işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmaması durumunda, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesi öngörülmüştür.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir. İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar, dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenir.

İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. İşe iade süreci ve buna bağlı alacaklar, fesih bildiriminin niteliği, başvuru süreleri, kararın kesinleşmesi ve tarafların sonraki işlemlerine göre değerlendirilir.

Zorunlu Arabuluculuk ve Dava Süreci

Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kapsam, işçilik alacağı ve tazminatına ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da içerir.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı uygulanmaz.

Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvuru, görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir.

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen dönemde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açılamaz. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bakımından Genel Çerçeve

İş kazası veya meslek hastalığı hâlinde sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği gibi haklar gündeme gelebilir.

İş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışında bulunduğu sırada, emziren kadın sigortalının süt izni sırasında veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen etkileyen olayları kapsayabilir.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, olayın niteliği, sigortalılık durumu, bildirimler, sağlık raporları, sosyal güvenlik kayıtları ve somut zarar unsurları özel önem taşır.

Süreler ve Zamanaşımı

İşçilik alacaklarında süreler, alacağın niteliğine ve iş sözleşmesinin sona erme tarihine göre değişebilir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.

Yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesih nedeniyle doğan tazminat, kötü niyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih nedeniyle doğan tazminat için beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

İşe iade talebinde ise fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamaması hâlinde son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Sürelerin başlangıcı, sözleşmenin sona erme tarihi, fesih bildiriminin tebliği, arabuluculuk başvuru ve son tutanak tarihi gibi olgulara bağlıdır. Bu nedenle süre hesabı her somut olayın belgeleri esas alınarak yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular


İşten ayrılan her işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Hayır. Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda otomatik olarak doğmaz. Fesih şekli, fesih nedeni, çalışma süresi, sözleşme hükümleri ve somut olayın koşulları değerlendirilir. Haklı nedene dayanmayan gerçek istifa hâlinde işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanmaz.

İşçi kendi isteğiyle işten ayrılırsa ihbar tazminatı alabilir mi?

İş sözleşmesini fesheden taraf, feshi haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatı talep edemez. İhbar tazminatı bakımından fesheden taraf, fesih nedeni ve bildirim koşullarına uyulup uyulmadığı önemlidir.

Fazla mesai ücreti nasıl belirlenir?

Fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. Fazla çalışma ücreti, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde elli artırılmasıyla hesaplanır. Fazla çalışma iddiasında işyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri, bordrolar, banka kayıtları, yazışmalar ve tanık anlatımları önem taşıyabilir.

Kullanılmayan yıllık izin ücreti ne zaman istenebilir?

Kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde gündeme gelir. Ödeme, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden yapılır. İşçinin kullandığı izinler, izin kayıtları ve ilgili ödeme belgeleri hesaplamada dikkate alınır.

İşçilik alacağı davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?

İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvuru dava şartıdır. İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat uyuşmazlıkları bu zorunluluğun dışındadır.

İşe iade başvurusu için süre var mıdır?

Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla işe iade talebinde bulunacak işçinin, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması gerekir.


İşbu içerikte yer alan açıklamaların genel bilgilendirme niteliğinde olduğunu; her işçilik alacağı, tazminat ve fesih uyuşmazlığının kendi çalışma koşulları, belgeleri, delilleri ve süreleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederiz.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Bizimle İletişime Geçin

Konya Avukat Hidayet Yaşar, hukuki sorunlarınızda her zaman yanınızdadır. İletişim formu veya diğer kanallar aracılığıyla bize ulaşarak, hukuki süreçlerinizi uzman desteğiyle güvenle çözüme kavuşturabilirsiniz.

​

​

Feritpaşa Mah. Ahmet Hilmi Nalçacı Caddesi Acentacılar Sitesi A Blok No:75/10 Selçuklu/Konya

0533 020 33 96

Gönderdiğiniz için teşekkürler!

bottom of page